Elifnur Bozçam diye biri gerçekten yaşıyor mu?
Maksat kendime acımak değil kendimi iyileştirmek ama yaralı kısmımı da çoktan unutmuş haldeyim.Çünkü kaç zamandır,belki de çocukluktan beri asla yara almamam gerektiğimi cephedeki tek başına asker gibi olmamı öğütlüyorum kendime.İnsanın zayıflıktan mükemmelliğe,yarı hayvanlıktan eşrefi mahlukata geçtiğini söyleyenleri takip ediyorum güçleriyle beni ezmeye kalkanlara karşı.Ama o iyi zamanların gelmesi için şaşmaz bir irade gerekiyor.ne yapacağını bilmek ve şaşmadan yürümek.Üstelik bunu söyleyen insanların hepsi benim için kitaplarda yaşıyor ve ben sanki soyut,anlaşılmaz bir varlık haline geliyorum.yaşantılardan çok -dağınık- fikirlerle yaşayan;ne düşündüğünü ne yediğinden daha iyi hatırlayan ancak sertlikte karşılaştığında bu düşünceleri de birden tuzla buz olan tuhaf bir varlığım.içgüdülerime gülüyorum bazı yüzleri kafamda putlaştırırken onlardan uzak duruyorum,sonra da kalkıp beni ezen insanların önünde köleleşiyorum(daha iyi bir planım olmadığı için,sırf boşluğa katlanamadığım için) ve ben özgürleştiren,su damlaları gibi genişleyen ve kendini arıtan dengeli bir sevgiyi nerede bulacağımı bilmiyorum.keşke bir sanatım olsaydı ve ömrümü onun için harcasaydım.



1


